Yükleniyor...
Bekleyiniz...
Tarlabasi Genclik Grubunun Web Sitesine Hosgeldiniz ... Keyifli Dakikalar Gecirmeniz Dilegiyle ...
Geri Dön
Suryani Edebiyati
SÜRYANİ EDEBİYATI
Süryani Edebiyatı’nın oluşumu Hıristiyanlığın benimsenmesi ile başlamıştır. Hıristiyanlık öncesi yazılmış ve bugüne kadar ulaşabilmiş tek edebi eser, M.Ö. 681 yılında Kral Senharip’in veziri olan Ahikar’ın yazdığı kitaptır. İçinde nasihat ve hikmet bulunan bu kitabın öykülerinin bir çoğu sonraki dönemlerde eklenmiştir. Ahikar’ın kitabı ya bu dönemde ya da Tobiyya (Tobit) kitabının yazıldığı M.Ö. 50 yıllarında kaleme alındığı tahmin edilmektedir. Araştırmalarda Edessa (Urfa) kralları Abgarlar’ın bazı mezarlarının üzerine yazılan efsanelerle birlikte, Hıristiyanlık devrinden çok önceleri yaşamış Arami filozofu ve şairi Vafa’nın birkaç satırlık şiirleri de bulunmuştur. Ancak günümüze kadar korunabilmiş tüm bu kaynakların Süryani edebiyatına temel teşkil ettiğini söyleyemeyiz. Bu nedenle, Süryani edebiyatının esas olarak Hıristiyanlık’tan ve Kilise’den kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu edebiyat Süryani kilise atalarının entelektüel ürünüdür ve kişilerce ezberlenmiştir. Süryani ataları Hıristiyanlığı benimserken bu yeni inanca olan gayretlerini ateşlemişler, gelecek nesillere putperestliğin tuzağı olmaması amacıyla bütün kitapları ve putperest ilmi eserlerinin kalıntılarını yok etmişlerdir. Sonraları da nesilleri ile bütünleşen Hıristiyanlığı 1. ve 2.yüzyıla taşımışlardır. Geri kalanları ise 4.yüzyılın sonları ve 5.yüzyılın başlarına kadar atalarının öğrenme aşkının yolunu izlemişlerdir. Edebiyat sanatında uzmanlaşmışlar ve harikulade edebi eserler üretmişlerdir. Süryani bilginleri İncil’in çevirisinde ve yorumlanmasında büyük çabalar sarfetmişlerdir. İlgilerini daha çok morfoloji (dilbilgisi), konuşma ve şiir gibi filoloji bilimlerine yoğunlaştırmışlardır. Bunun yanında mantık, felsefe, tabiat bilimleri, matematik, astronomi, jeoloji ve tıpla da uğraşmışlardır. Bu değerli bilginler; teorisel din biliminin, ahlakın, kilise ve toplum hukukunun da derinliklerine dalmışlar ve önemli çalışmalar yapmışlardır. Uzun zamanlar toplum ve din tarihi, kilise müziği ile uğraşmışlar ve hikaye anlatma sanatına değinmişlerdir. Genel olarak insani eğitimin en bilinen alanlarını kapsamışlardır. Bilginin meşalesini doğu ve batı dünyasının en uzak bölgelerine taşıyan birçok alim Süryaniler’in arasından çıkmıştır. Yunan edebiyat eserleri, zenginliğine, mükemmelliğine ve üstünlüğüne rağmen her ne kadar Süryani ve Latin edebiyatı için bir model olduysa da; bir bütün olarak değerlendirildiğinde Süryani edebiyatının mükemmelliğinin üzerine geçememiştir. Süryani edebiyatının karakteri İncil’e göre; ayinsel, dini, tarihi ve gelenekseldir. Süryaniler’in Kutsal Kitap’ın korunmasında ve yayılmasında gösterdikleri mükemmellikleri, ilgili diğer yazılarda olduğu gibi İncil’in çevirileri ve yorumlarının üretimine olan ilgileri ile kanıtlanmaktadır. Süryanilerin dini ayin kitapları ve birçok nesil boyunca bestelenmiş ilahileri; Hıristiyan mezhepleri arasında uzun süre dayanan dini tartışmalardaki yüksek mentalitelerine ve seçkinliklerine kanıt olarak gösterilebilir. Süryaniler, Hıristiyanlığın gizlerine yaptıkları derin etkiyle, edebiyat yeteneklerini gösteren birçok değerli dini eser vermişlerdir. Süryaniler tarihlerinde, Romalılar, Persler, Bizanslılar, Araplar, Moğollar ve Türkler zamanında en doğru tarihsel dökümanlara sahip olan toplumdur. Bununla beraber Süryani edebiyatının içinde azizlerin ve şehitlerin hayat öykülerini anlatan eserler geniş yer kaplamaktadır. M.S. 4. Yüzyıl Yunanca yazan alimlerin eserleriyle çalkalanırken Edessa Okulu bu yazıların en seçkinlerini Süryanice’ye çevirmekte gecikmemiştir. Edessa Okulu Yunanca eğitimi vermeye de başlamış, 12. Yüzyılın sonuna kadar olan sürede en ünlü okulların arasında yerini almıştır. Diğer bir yandan çeşitli Süryani alimleri, felsefe ve bilim kitaplarını önce Süryanice’ye daha sonra da Arapça’ya çevirmek için büyük çabalar harcamışlardır. 16. yüzyıla kadar geniş ve yoğun bir konuma sahip olan Süryani edebiyatı, bu asırdan sonra tarihsel olayların etkisiyle bu genişlik ve yoğunluk özelliğini yitirmiştir. Tarihsel süreçte bu edebi hareket ve onun etrafında gelişen çalışmalar sayesinde, asılları kaybolmuş olan Yunanca hıristiyanlık kitapları, Süryanice’ye yapılmış çevirileri sayesinde korunabilmiştir. Süryani yazarların ürettikleri eserler, kendi dönemlerinde adeta bir başvuru kaynağı olma özelliğine kavuşmuş ve başka dillere çevrilmişlerdir. Süryani edebiyatında ağırlıklı olarak her ne kadar dinsel öğeler ön plana çıksa da ilahiyat hukuku, dinsel törenlerde usül, mistizm gibi konularda da önemli eserler kaleme alınmıştır. Bunların yanında şiir, tarih ve astronomi her zaman geniş bir ilgi alanı olarak kalmıştır. Süryanice’de ilk ilahileri yazan Bardaysan (154-222), felsefe ve tarih konularında da eserler vermiştir. En ünlü kitabı "Devletlerin Kanunu" adlı eseridir. Süryaniler’in Güneşi ünvanı ile anılan Mor Efrem’in şiirleri Süryani şiirinin eşi benzeri olmayan üstün örnekleri olarak kabul edilir. Mor Efrem üç milyona yakın şiir cümlesiyle Süryani edebiyatının en önde gelen isimlerinden olmuştur. Ayrıca bu alanda en güçlü Süryani şairlerinden olan Suruçlu Mor Yakup, Mor İshok, Bar Madeni, Abdyeşo, Mor Balay ile birlikte bir çok Süryani şairinin de ilgisini çekmiştir. 12. yüzyılda Süryaniler’in büyük zekası Mor Mihoyel Rabo çok farklı konularda eserler vermiştir. En ünlü eseri ise 21 ciltten oluşan tarih kitabıdır. Mor Mihoyel Rabo bu kitabın her sayfasını üç kolona ayırmıştır. Birinci kolonda dinsel, ikinci kolonda siyasal,üçüncü kolonda da güncel olayları anlatmaktadır. Bu düzenleme sayesinde okuyucu, dinsel,siyasal ve gelişen tarihsel olayları arasındaki ilişkileri kolayca kavrayabilmektedir. Aynı şekilde Abulfarac (Bar Habraeus) tarihi, siyasi ve dini çalışmalarının yanında dilbilim alanında da çok önemli eserler vermiştir. Bunlarla birlikte matematik ve astronomi dallarında yazılar yazmış, özellkle tip alanında Yunanca’dan Süryanice’ye çeviriler yapmıştır. Abulfarac’ın en önemli eserlerinden biri "Dünyanın Kronolojik ve Politik Tarihi" adlı çalışmasıdır. Bu eser, 1945 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından Türkçe’ye çevirilerek basılmıştır. 1987 yılında da ikinci baskısı yapılmıştır. Süryaniler’in en fazla ilgi gösterdiği alanlardan biri de felsefedir. Riş’aynolu Sargio, Urfalı Eyüp ve Abdyeşu dsavbo bu alanın önde gelen isimlerindendir. Urfalı Eyüp felsefe ve tabii ilimler alanında ansiklopediler yazarken; Sargio da Aristoteles’in eserlerini Süryanice’ye çevirmiştir. En önemli eseri de Aristoteles’in mantığı üzerine yazdığı eserdir. "Doğu’nun Yıldızı" ünvanı ile anılan Patrik Efrem Barsavm ise 20.yüzyılda yetişen en önemli Süryani bilginlerinden biridir. Günümüze birçok önemli eser bırakmıştır. En önemli eseri ise "Berule Bdire" adlı kitabıdır.