Yükleniyor...

Bekleyiniz...

 Tarlabasi Genclik Grubunun Web Sitesine Hosgeldiniz ... Keyifli Dakikalar Gecirmeniz Dilegiyle ...

Sitemize Hoşgeldiniz.
 Ana Sayfaya Dön

 Geri Dön

Fıkraların 2. Bölümünü açtık arkadaşlar. II. BÖLÜM e GİRİŞ

 

                                                  FIKRALAR – Bolum 1

 

Tesadüf                                              
Doktor muayene saatini sonuna doğru kapıyı açıp, salonda sohbet eden bir hanımla bir bey gördü. Buyurun ikiniz de dedi. İkisi de muayene odasına girdiler, doktor:
-Soyunun, dedi.
Adam soyunmaya başladı, biraz tereddütten sonra kadın da kızara bozara ve sinirlenerek soyundu. Soyunmaları bittikten sonra doktor adama:
-Bayan hep böyle sinirli midir?
-Vallahi bilmem... Ben de ilk defa görüyorum kendisini.

 

 

Kedi sütü iç
Çocuk peltekmiş. Öğretmeni tahtaya kaldırmış ve tahtadaki "kedi sütü iç" yazısını okumasını istemiş. Çocuk "tedi tütü it" demiş. Öğretmen bağırmış ve doğru söyle demiş. Çocuk yine "tedi tütü it" demiş. Öğretmen acaip sinirlenmiş ve çocuğu dövmüş ve "doğru oku dedim sana şunu" demiş. Çocuğun artık canına tak etmiş ve ".natını .ttimin tediti ittene tu tütü" demiş.

 

 

Şempanze
Kadın bebeğiyle otobüse binerken otobüs şöförü kendini tutamayıp şöyle demiş:"- Aman tanrım ne kadar çirkin bir bebek..." Kadın sinirle biletini kutuya basmış, en arka tarafa geçmiş, bir adamın yanındaki boş yere oturmuş. Adam dönüş kadına;"- Özür dilerim. Acaba az önce şöförle aranızda ne geçti?"
Kadın: - Büyük bir terbiyesizlik etti. Hakaret...
Adam: - Bir kamu görevlisi insanlara hakaret edemez. Suç teşkil eder.
Kadın: - Doğru. Gideyim de şunu bir azarlayayım.
- Merak etmeyin, ben maymununuza gözkulak olurum...

 

 

Meslek
Birinci sınıfa başlayan çocuklara öğretmen, babalarının mesleklerini soruyordu :
-Söyle bakalım Tuna, baban ne iş yapıyor? Tuna :
-Otobüsleri kaldırıyor efendim, dedi. Bir sıra önde oturan bir çocuk yanındaki arkadaşına yavaşça sordu:
-Pekiyi anlayamadım, neymiş babası? Arkadaşı büyük bir saflıkla cevap verdi:
-Vinç miş, vinç!

 

 

Beni Bekle
Anne ve babası ile uzun bir tartışmadan sonra bıyıkları yeni terleyen delikanlı, bavulunu toplamış..
"Sakın beni durdurmaya kalkmayın.. Ben heyecan istiyorum, Aşk istiyorum..Coşku istiyorum..Bol para, güzel kızlar istiyorum.. Bu evde bunların hiçbiri mümkün değil.."
Sonra kapıya doğru yürümüş..
"Dur" diye bağırmış, babası arkasından..
"Size söylemiştim, beni durdurmaya teşebbüs etmeyin diye geriye bağırmış delikanlı.."
"Dur" diye yeniden bağırmış babası, oğlu bahçe kapısından çıkarken..
"Dur... Beni bekle.."

 

 

Önemli Neden
-Hayrola nereden?
-Be be ben mi? Rad rad radyodan geliyorum...
-Ne vardı radyoda?
-Spi spi spi spiker sı sı sı synavı vardı da...
-Eeee, ne oldu?
-Bı bı bı bırak yahu? Kı kı kıravat tak tak takmadık diye almadyılar.

 

 

Kamyon Şoförü
Bir kamyon şoförü 30 kişiyi ezerek öldürmüş. Mahkemeye çıkmış. Hakim sormuş,anlat bakalım nasıl oldu. Şoför anlatmaya başlamış. Kamyonla yokuştan aşağı inerken arabamın fireni patladı benimde durmam için sağa veya sola çarpmam gerekiyordu. Sağ tarafta küçük çocuk, soltarafta da 30 kişi vardı. Bende sağ tarafa çarpmaya karar verdim demiş.Hakim de sinirlenerek sormuş. E o zaman nasıl 30 kişiyi ezdin. Kamyon şoförüde: ben ne yapayım çocuk birden bire karşıya geçti demiş.

 

 

Not
Arabasını park edip lokantaya giren adam, çıktğında arabasını akordeona dönmüş bir halde bulur.Cam sileceğinin altında bir kağıtt vardır. Kağıdı açtığında, şu satırlarla karşılaşır :
-Ön vitesle geri vitesi karıstırıp arabanıza sert bir şekilde çarptım. Arabanızda gördü?ünüz gibi çok büyük hasar var. Olayı gören kimseler de şu an, ben bu satırları yazarken çevremde toplanmış bulunuyorlar ve bu kağıda adımı ve adresimi yazdğımı sanıyorlar.Ne halin varsa gör, o kadar enayi değilim!

 

 

Kuaför
Adam, lüks erkek kuaföründe oturmuş bir yandan sakal tıraşı yapılırken bir yandan da elleri manikürlenmektedir.
Manikürü yapan sarışın fıstık adamın ilgisini çekmekte gecikmez, "Güzelim, bu gece benimle çıkmaya ne dersin??"
Kız gülümser, "Özür dilerim ama ben evliyim."
"Boşversene" der adam, "Seninkine telefon et bu gece işin çıktığını eve gelemeyeceğini söyle!"
"İstersen sen söyle, şu anda seni tıraş ediyor..."

 

 

Slikon Madeni
Ogretmen sinifta madenleri ve ne kadar degerli olduklarini anlatiyormus.
Dersin bitiminde çocuklara sormus:
"Kim hangi madene sahip olmak ister cocuklar?"
Önce David cevap vermis: "Platin, ogretmenim. Onunla kendime bir Porsche alirdim."
Ardindan Mike cevaplamis: "Altin, ogretmenim. Altinlarimla kendime sonmodel bir Cadillac alirdim."
En son Küçük Joe yanitlamis: "Silikon, ogretmenim. Ablamda iki tane var, kapinin önündeki arabalari hayal bile edemezsiniz!..."

 

 

Siyanürlü Karpuz

Bir karpuz tarlası olan çiftçi, her aksam tarlasına çocuklariın dadandığını ve birkaç karpuzun eksildiğini farketti. Epey düşündukten sonra, tarlaya bir uyari levhasi koymaya karar verdi.
"Dikkat! Karpuzlardan birine siyanür enjekte edildi! "
Ertesi akşam karpuz yiyemeden kaçan cocukları keyifle izledi.
Bir hafta sonra, çiftci tarlasında geziyordu. Karpuzlarıniı kontrol ederek eksik olmadığıı düşünürkenken gözü kendi levhasının yanına konan bir levhaya ilişti
"Şimdi o karpuzlardan iki tane var !"

 

 

Temel'in Ataları

Temel bilim admıdır ve bir arkeoloijk uluslararası toplantıya katılır. jopon bilim adamı kürsüye çıvar ve:
-Biz yaptığımız kazılarda 50 m ye kadarindik ve telefon tellerine rastladık demekki bizim atalarımız telefon kullanıyorlarmış temel:
-Bizde yaptığımız çalışmalarda 100 m ye kadar indik ve hiç bir şey bulamadık demekki bizim atalarımız da telsiz tefon kullanıyorlarmış.

 

 

İki Deli

Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce, iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar.
Bekçi, onların ayak seslerini işitmişti. Sordu; "Kim o?"
İçlerinden biri kedi gibi miyavladı.
Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı.
Bekçi geri dönüp yine seslendi: "Kim var orada?"
İkinci deli cevap verdi; " Bir kedi daha."

 

 

Firar
Ufak bir suçtan hapse düşen Temel'in koğuş arkadaşı sık sık hastalanmakta haftada bir doktora gitmektedir.Adamın doktordan her gelişinde bir uzvu kesilmektedir.Bir gün bacağı,sonra kolu,eli...Son gelişinde Temel koğuş arkadaşının kulağına eğilir manalı bir gülüşle: -Uy!Hemşerim sanmaki anlamayrum,bağa öyle geliyoki galiba sen kısım kısım firar edeysun...

 

Beyincik
Adamın biri beynini değişmek ister. Bunun için bir beyin doktoruna gider... Doktor fiyat listesini gösterir.. Listede şunlar gözükür...
1 Astronot beyni 25.000
1 Profesör beyni 50.000
1 Karadenizli beyni 1.000.000
Adam listeye baktıktan sonra karadenizli beyninin neden pahalı olduğunu merak eder ve doktora sorar.. Doktor şöyle yanıt verir.
- Bir astoronot öldürüyoruz iki beyin çıkıyor, bir profesör öldürüyoruz 5 beyin çıkıyor ancak 100 karadenizliden ancak bir beyin çıkıyor.

 

Davet
Temel Fadimeye demiş ki; "Fadime, bu akşam bize gel. Evde kimse olmayacak."
Fadime akşam gelmiş kapıyı çalmış çalmış kimse açmamış...

 

 

Kuru saçlar
Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya başlar. Sırtını keselemeye gelen annesi sorar :
- Oğlum kafanı ıslatmıyacak mısın ?..
Temel cevap verir :
- Yok anne bu şampuan kuru saçlar icinmiş !..

 

 

El işareti
Bir gün temel bir minübüse durması için işaret etmiş adam ellerini havaya kaldırarak ve tüm parmaklarını oynatarak çok kalabalık demiş.
Temelde baş parmağını işaret ve orta parmağının arsına sokmuş. Şoför kızmış ve aşağı inmiş
-Sen ne kadar terbiyesiz adamsın demiş.
Temel "asıl sen ne kadar terbiyesizsin bana böle böle yaptın" demiş
Şoför "ben sana kalabalık" dedim diye yanıt vermiş. Bunun üzerine temel
- "e bende beni araya sıkıştırırsın diyordum"

 

 

Geber ula
Temel ile Dursun hararetli bir şekilde iddialaşırlar.
Temel: - "Ula Dursun ha pen pu pinanun çatusundan pi pardak suya paluklama dalarum daa." Dursun: - "Nah dalarsun ula imkanu yoktur"
Vardır yoktur bir milyarına iddiaya girer kafadarlar. Temel gider bir bardak su getirir ve kaldırıma koyar.
-"Iyi izle ula" der "Nasul dalacam hamsi cibi"
Dursun ise hala Temel'i umursamamakta, dalgasını geçmektedir. Temel catıya çıkar Dursun'a seslenir:
-"Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum!" ve kendini boşluğa bırakır. Tam yere üç beş metre kala Dursun yerdeki bardağa bir tekme sallar:
"Geber ula  pis Temel"

 

 

Manalı Bakış
Temel otobüse binmiş. Sormuşlar,
- Ne yaptın, pilet aldin mi?
- Piletci sankim pilet almamuşum gibi paga manali manali paktu.
- Peki sen ne yaptın?
- Pen de sankim pilet almişum gibi ona manali manali paktum.

 

 

 

 

 

 

Fidye
Dursun fena halde sıkıntıya düşmüştü.. Bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar verdi. Doğru, Yıldız Parkı'na gitti.. Orada kendi kendine oynayan bir çocukla ahbap oldu.. Trilyoner Temel'in oğlu olduğunu ögrenince, planını yaptı.. Çocuğu hemen bir kalın çınar ağacının arkasına çekti.. Cebinden çıkardığı kağıda fidye notunu yazdı:
"Temel Bey, Oğlunu kaçırdım. Yarın sabah yedide, Yıldız parkındaki büyük çınar ağacının içindeki kavuğa, sarı bir çanta içinde 10 bin dolar bırak..Dursun!."
Notu çocuğun iç cebine itina ile yerleştirdi ve "Şimdi doğru eve git, baban bu notu okusun" dedi..
Ertesi sabah yedi buçukta parka gittiğinde, çınarın kovuğunda sarı bir çanta içinde 10 bin doları buldu. Yanında bir de not vardı:
"İste paran. Ama gene de bir Karadenizli'nin kendi hemşerisine bunu yapabileceğine inanamıyorum. Temel..."

 

 

Oruç
Dursun Temel'e sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun?
Temal - 100 tane demiş.
Dursun - Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demiş. Bu espri Temel'in çok hoşuna gitmiş. Yolda Cemal'i görmüş ve hemen sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun ?
Cemal - 50 demiş.
-Ha uşağum 100 deseydun sana müthiş bir espiri yapacaktum demiş.

 

 

Süper
Temel arabayla giderken bakmış benzini bitiyor. Hemen en yakın benzinciye girmiş, pompanın yanında durmuş, arabadan inip benzin deposunu açmış, başlamış işemeye. Temel'in işediğini g ören pompacı
"-Ya sen ne yapıyorsun, bu yaptığın normal mi?".
Temel "yooo Süper."

 

 

Alkol Kontrolü
Trafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış. Karşıdan gelen Temel ile Fadime’yi gören komiser hemen arabayı durdurmuş. İkisini de emniyetkemeri takılmış görünce,
- Ya beyefendi bu gün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 milyon ödül veriyoruz der. "Ama merak ettik bu parayla ne yapacaksınız. Temel sevinçle
- "Ne yapacağım hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum der. Komiser şaşkın şaşkın
- "Ne ehliyetiniz yok mu der, Fadime olayı toparlamak için, kusura bakmayın memur bey temel içince ne dediğini bilmez” der. Komiser daha da şaşkınlıkla
- "Ne bir de içkili misiniz diye haykırır. Arkadan yaşlı adam öne atılır ve
- "Ben demiş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum başumuza bi iş gelir diye. Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdruste koşa koşa gelerek
- "Ne oldi geçtuk mi sınırı"der.

 

 

T.H.P
Temel sabah uçağı ile parise gidiyor. İşlerini tamamlayıp akşam uçağı ile istanbula dönmek istemekte...aksilik uçagi kaçırır. Saat 23.30 de lüks bir otelin yolunu tutar. odasına çıkıp uyur. sabah saat 7'de resepsiyona gidip hesabını sorar.
Eline bir fatura uzatırlar temel şaşırır.Ulan bir başımızı koyduk ve kalktik 400 dolar... Olurmu. der. - Ama efendim hizmetlerimiz var.
Temel faturaya bakar T.K.P 100$
- T.K.P ne?
- Tenis kortlarını kullanma parası.
Ben kullanmadım ki der temel.
- Kullansaydınız efendim 6 tane kortumuz var. Der
Resepsiyon memuru yine bakar H.K.P 150$
- Bu ne?
- Havuzu kullanma parası
- Kullanmadim ki der temel. Resepsiyon memuru gayet sakin bir şekilde kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.
Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister. Faturanın altına aynen sunu yazar.
T.H.P 500$. Ve resepsiyon memuruna uzatır.
- Ver bakalım 100$ sizinde bana 500$ borcunuz vardır, der Temel. Resepsiyon memuru şaşırır.
- T.H.P ne oluyor?
Temeli Halletme Parası.
Aman efendim olurmu öyle şey estağfurullah. der resepsiyon memuru.
Kardesim Temel burdaydı Halletseydiniz bütün gece...

 

 

Penguen
Temel ile dursun Bir gün Sokakta bir penguen bulmuslar ve onu karakola göturmusler komser onlara bu hayvanı cabuk hayvanat bahcesine göturun demiş. aksama doğru komser pencereden dısarı bakarken temel İle dursun pengueni ortalarına almıs gezdiriyorlar.Komser pencereyi acıp demişki
Komser-'Ula usaklar ben size o hayvanı hayvanat bahjcesine götürün demedim mi
Teme ile Dursun kızgın bi sekil de
Temel ile Dursun-'tamam da göturdük simdide sinemaya götüreyruz demişler..

 

 

Fren sistemi

Bir gün Temel,İtalyan ve Fransız fren testi yapıyorlarmış.İtalyan Ferrari ile duvara 1cm kala durmuş. İtalyan: Benim arabamda ABS var demiş.
Fransız Audi ile duvara 1mm kala durmuş. Fransız:Benim arabamda ASR var demiş.
Sonra Temel Doğan ile duvara geçirmiş.Temeli kan revan içinde arabadan çıkarmışlar. İtalyan ve Fransız:Senin arabanda hangi fren sistemi var demişler.
Temel:Benim arabada ASD (Anasını Satsan Durmaz)sistemi var demiş..

 

 

 

 

 

 

Kola makinası

Temel kola makinalarinin birinin karsisina geçmis, jeton atip kola aliyormus.jeton atip kola aliyomus jeton atip kola aliyomus.
yanina kendi halinde bir adam gelmis ve;
-'ha temel ne yapiyursun da'demis. temel'de;
-'karisma usagum sansim yaver gideyur' demis..

 

 

Laz sorulari:

1.Bir laz pilot ucagi nasil ucurur?..
Dinamitle.
2.Bir laz gülmekten katila katila ölmüs..
Otopsi yapmislar... Espiriyi bulamamislar.
3.Bir lazi sinifta nasil teshis edebilirsiniz?..
Ögretmen tahtayi silerken o da defterini siler...
4.Bir lazi cenazede nasil teshis edebilirsiniz?...
Sadece o hediye getirmistir...
5.Istanbul-Trabzon ucaginda nicin film gösterilmiyormus?...
Film bitince ucaktakiler arka kapidan cikiyorlarmis...
6.Dolapta iskelet ne anlama gelir?...
Laz saklambac oynamis...
7.Rize'deki köpeklerin burnu neden basiktir?...
Park etmis otomobilleri kovaladiklari icin...
8.Lazlar buz dolabinda nicin bos sise bulundurur?...
Icki icmeyen misafirler icin...

 

 

Orman

Temel'le Dursun ormanda uyuyorlarken bir ara Dursun Temel'e sesleniyor:
-Temel, ormanin guzeligine bak!.
Temel:
-Agaclardan goremiyorum ki..

 

 

Noşut

Temel Afrika'ya safariye gitmiş. İlk günün sonunda gece otelin lobisinde
avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. Fransız
ben de 1 aslan vurdum demiş. Temel de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle Fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. İngiliz ben 2 kaplan vurdum demiş.Fransız ben de 1 fil vurdum demiş. Temel ben 4 noşut vurdum demiş.İngiliz dayanamamış sormuş:
"Kusura bakma ama noşut nasıl birşeydir? Bunca yıllık avcıyım hiç duymadım."
Temel de "Ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara birşeyler insana benziyorlar. ellerini kaldırıp noşut noşut diye bağırıyorlar demiş.

 

 

Temel'in ineği

Temel'in inegi hastalanmis. Komsusu Cemal'e gitmis.
- Ula inegun hastalandugunda ne vermistun?
- Tuz ruhi...
- Eyi......
Temel ertesi gun kosa kosa geri donmus...
- Ula inegum oldi...
- O zaman benimci de olmisti...

 

 

Tren

Temel bir gün tren kullanirken treni devirmis, 400 kisi ölmüs.
Amiri sormus "Oglum nasil oldu ?", demis.
Temel "Tren rayina bir adam çikti, onun yüzünden oldu.",demis.
Amiri "Oglum ezseydin o adami da 400 kisi ölmeseydi ,"demis.
Temel de "Ben de öyle düsündüm , adam raydan çikinca onu ezmeye
çalisirken tren devrildi ", demis.

 

 

Sahte dolar

Marketin birine bir turist gelmis bir seyler almis, sonra türk parasi
çikaramamis dolar uzatmis kasadaki adama.
Adam para sahte mi degil mi diye kuskuya düsmüs. Paranin orasina burasina
bakmis.Evirmis çevirmis anlayamamis sahte olup olmadigini.
Bakmis böyle olmayacak parayi sirada bekleyen Temel'e uzatmis.
'Bir de sen bak hele' demis.
Temel paranin bir altina bir üstüne bakmis sonra masanin üstüne atmis
ve 'bu para sahte' demis.
Herkes sasirmis, nasil anladin bu kadar çabuk demisler.
Temel de: 'Bunun üstünde Atatürk resmi yok' demis..

 

 

Su derin mi?

Temel, dere kenarinda oturuyormus.
Oradan jeeple geçmekte olan bir adam suyun derin olup olmadigini sormus.
Temel: - Derin degildir geçebilirsin demis. Adamda Temel'e güvenerek
suya jeepiyle girmis.
Jeep bir anda sulara gömülmüs. Kan ter içinde sudan çikan adam Temel'in
yakasina yapismis:
-Hani derin degildi ulan.
Temel : - Abi vallahi benim suçum yok,demin bir ördek geçiyordu su
beline geliyordu..

 

 

İsim değişikliği

Temel ismini degistirmek için mahkemeye basvurmus.
Hakim demis ki: "Ne var oglum niye ismini degistirmek istiyorsun? Hem
senin ismin ne bakalim ?"
Temel cevap vermit : "Temel Kiç".
Hakim : "Tamam o zaman degistirmekte haklisin, yeni ismin ne olsun
istiyorsun?"
Temel : "Dursun Kiç" olsun demis.

 

 

Fitil

Temel ishal olmuş, gittiği doktor da "günde iki defa fitil" salık vermiş. Temel fitilin asıl kullanım şeklinden habersiz olduğundan, hap gibi yutmuş, ve tabii ki daha kötü olmuş.
İkinci defa gittiği doktor ona günde üç defa fitil vermiş, Temel daha kötü olup da doktora üçüncü defa gidince doktor şüphelenip sormuş:
"Siz yoksa bu fitilleri hap gibi yutuyor musunuz?"
Temel kızmış,
"Yok, bi tarafıma sokuyorum."

 

 

Sinyal

Temel'e bak bakalım arabanın sinyalleri çalışıyor mu, demişler.
- Çalisayi,
Çalismayi,
Çalisayi,
Çalismayi.....

 

 

Sempatik

Temel Cemal'e anlatıyormuş:
- Bi herif bana çok sempatiksiniz dedi.
- O ne demektir?
- Pek de pilmeyrum ama, her ihtimale karsi furdum oni.

 

 

Önlem almak

Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanları bir bakmış
Cemalin elinde bir mektup, okuyor.
- N'apıyorsunuz, demiş.
Temel:
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo pağa.
- Peki Cemal'in kulaklarındaki pamuk ne?
Temel:
- Mektubu tuymasin diye....

 

 

Nerden nereye?

Temel'in kızı Fadime babasına sormuş,
- Annemle evlendiğinizde Pen nerdeydum?
Temel:
- Palayina ciderken benumleydun. Tönerken annene gectun.

 

 

Görev

Cemal çok kumarbazmış, bir gün kahvede ölmüş. Karısına anlatacaklar. Temel bu görevi üstlenmiş.
- Cemal kayıp, demiş Cemal'in karısına
- Cehennemin tipine citsun, demi? Cemalcin karısı.
Temel gayet sakin:
- Cittu, demiş.

 

 

Hasan

İri yarı bir adam kahveye girmiş.
- Hasan cimdur?
- Penum, demiş adamın biri.
Adam bu adamı bir güzel pataklamiş ve yüzünü gözünü kan içinde bırakmış.
Sonrada çekip gitmiş. Adam gittikten sonra dayak yiyen adam başlamış gülmeye. Kahvedekiler şaşırmış ve hemen sormuşlar:
- Ya o kadar dayak yedin, yüzün gözün kan içinde. Ne diye durmuş gülüyorsun
simdi.
- Penum adim Hasan teğul Temel, nasıl kandurdum o enayi adamı ama....

 

 

 

Ben Yaşıyorum
Berrin bir işe müracaat etmis, medeni halini sormuşlar.
- Bes yıldır dulum, iki çocuğum var, biri on diğeri iki yaşında...
- Küçük çoçuğunuz iki yaşında ve kocanız öleli beş yıl oldu öyle mi ?
- Evet, ama ben yaşıyorum!..

 

 

Masal
Adamın biri kitapçıya gider ve tezgahtara :"Evin reisi erkektir adli kitap varmı?." diye sorar.
Tezgahtar:"Maalesef beyefendi masal kitabı satmıyoruz."

                                               FIKRALAR – Bolum 2

 

İzah meselesi
On yıldır evlilermiş.. Ama gerdek gecelerinden başlayarak, adam hep karanlıkta sevişmek konusunda ısrar etmiş.. Kadıncağız yıllar yılı kaç kez sabahlara kadar yalvarmış, bir kerecik olsun,ışıklari yakıp sevişmek için ama adam hep inatla "Hayır" demiş.. "Kesinlikle olmaz. İlle de karanlıkta sevişeceğiz.." O gece kadıncağız gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi olmuş, ama hemen vazgecmiş. Kocası on yıl sonra insafa gelecek değil ya.. Vazgeçmis ama sadece yalvarmaktan.. Kafasına koymuş, bu kez çünkü.. Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk noktasında elini kaydırıp, yatağın bas ucundaki gece lambasının düğmesine dokunuvermiş.. Bir de görsün.. Kocasının beline, o yapay aletlerden biri bağlı değil mi?..
"Bunu bana nasıl yaparsın" diye haykırmış.. "Bunca yıldır, bu işi sahte bir aletle yaptığını bana söylemedin bile.. Hemen açıkla bana her şeyi.. Hemen.."
Adam çok ama çok soğukkanlı yanıt vermiş..
"Tamam, tamam.. Her şeyi izah edeceğim sana.. Ama önce sen bana şu üç çocuğumuzu izah et, bakalım!.."

 

 

Yeter be
Adamın biri bir aydır tatilde yalnız başına bıraktığı karısını hafta sonu nedeniyle ziyarete gitmişti. Karısı kendisini garda karşılayıp boynuna atladı.
- “Ah sevgilim, bilsen seni ne kadar özlemişim...gelmene öyle mutlu oldum ki.”.
Akşam yemekten sonra karıkoca oteldeki odalarına çekildiler. Kapıyı kapatır kapatmaz öpüşüp koklaşmaya, tatlı sözler mırıldanmaya başladılar.
Fakat tam bu sırada komsu odadan bir tekme duvara indi. Ardından öfkeli bir ses gürledi:
- “ Yeter yahu... Her geceki gibi gene başlamayın... bırakın da hiç olmazsa bu gece uyuyalım...

 

 

Kimmiş
'Çok acayip bir şey oldu,' diye adam arkadaşına anlatır:
'Dün gece kapıyı çaldım, karanlıkta açanı hizmetçi kız zannedip öptüm.. Meğer karım değil miymiş?'
'Eee, ne olmuş yani?' der beriki.
'Daha ne olsun be adam? Karımı öperken karım, dikkat et sevgilim, kocam aniden gelebilir, diye fısıldamaz mı?'

 

 

Harçlık
İki arkadaş karılarına ne kadar harçlık bıraktıklarını konuşuyorlarmış. birincisi halinden pek şikayetçi olmamış; 'ne biliyim işte bizimki az bir parayla idare ediyi' demiş. İkincisi 'yok anam ben hergün para bırakayrum, kari yine istiyor, bıktım valla' demiş. 'Allah allah, ne yapar ki bu kadar parayı' demiş birinci. İkinci adam sıkıntılı, 'valla içki desen yok. Kumar desen yok.Kari desen kendisi kari...'

 

 

 

 

Yanlış Ev
Hizmetçi: Aloo?
Adam: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
H: Bir dakika efendim
H: Alo
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..
H: Alo, beyfendi
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo?..

 

İlk Yıllar
İki arkadaş hem içiyor, hem de karılarından yakınıyordu. Biri
-"Ben" dedi, "Evliliğimizin ilk senelerinde işten eve dönünce karımı kucaklar, nefesi kesilene kadar kollarımda sıkardım."
Diğeri içini çekerek sordu "Ya şimdi?"
-Şimdi mi? Daha fazla sıkmadığım için pişmanım!..

 

 

Alışkanlık
Genç karı koca yataklarında uyurken kadın rüyasının etkisi altında "eyvah kocam" diye bağırmış kocası uyku sersemi fırlayıp gardolaba saklanmış..

 

 

Mendil
Kadin elindeki ipek mendili kocasina gostererek: Bu senin sekreterinin degilmi?
Adam da :nerden buldun onu?
Kadin:Ben degil postaci yatak odamizda buldu....

 

 

Son söz
Olum yatagindaki kadin kocasina sormus:Bana soz ver ben oldukten sonra elbiselerimi evlenecegin kadina giydirmeyeceksin...adam da demis:
sacmalama birincisi sen haftaya kalmaz iyilesirsin,ikincisi onun boyu seninkinden ufak elbiselerin ona olmaz...

 

 

 

 

 

 

Muayene

Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve Kocanizin ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız der
1-Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve ise mutlu gitmesini sağlayın
2-Ögleleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
3-Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı. Eve gelince eline bir kadeh içki verin dinlenmesini sağlayın.
4-Haftada en az üç kere birlikte olun, eğer isterse daha fazla birlikte olun. Ve tamamıyla tatmin olduğundan emin olun.
"Eger bu dediklerimi harfiyyen uygularsaniz kocanızın sağlık yonunden hiçbir problemi olmayacak" der doktor. Eve geldiklerinde adam karısına sorar,
Ne dedi doktor sana?
Kadın cevaplar: Ölecekmişsin...

 

 

Zifaf Gecesi

Uzun ikna turlarından sonra Ermeni mahallesinin 17 yaşındaki güzeller güzeli ve yoksul aile kizi ZIVART, mahallenin zengin ve yaşlı 75 yaşındaki MIGIRDIC bey ile evlendirilir.
İlk gece mıgırdıc bey ölür. Durumu şüpheli bulan savcılığın açtığı dava sonucunda; mahkemede hakim sorar:
Kızım anlat bakalım nasıl öldü?
Zivart, utangaç ve ermeni şivesiyle anlatır:
Valla hakim bey, malumunuz zifaf gezesi... Migirdic bey üstüme geldi... basladi titremege...
ben zanetim geloor, meger gidoormus !?

 

 

Cenaze
Bir adam sabah yururken ilginc bir cenaze kafilesi farkeder; onde giden
kopekli bir adam, arkasynda bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir
baska tabut ve tek syra olmus yaklasyk 200 adam. Tuhafina gider.  Kafilenin basındaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir, yanina yaklasir ve sorar;
"Beyefendi, bu uzuntulu gununuzde hatırlatmak istemem ama olenler neyiniz oluyor?"
Adam yanitlar
"Ondeki karim arkadakide kayinvalidem."
"Vah vah basiniz sagolsun. Nasil oldu?"
"Kopegim karima saldirip oldurmus. Kayinvalidemde karima yardima gelmis
onu da oldurmus."
Adam biraz dusundukten sonra sorar;
"Beyefendi kopeginizi odunc alabilir miyim?"
"Siraya gec"

 

 

 

 

Hocanın aklı

Dört universite ogrencisi sabahleyin uyanamayarak matematik finalini
kacirirlar, sinav ertesinde hocalarini yakalayip, zarzor bindikleri arabanin lastigi patladigi icin sinavi kacirdiklarina ikna ederler.
Kadın, yalvarmalarina dayanamayarak, bu dört arkadasa sinavi 3 gun
sonra yapacagini soyler.
Sinav gunu geldiginde, matematik hocasi bizim dortluyu sinifin dört kosesine oturtur. Finali gecmek icin de en az 50 almak lazimdir, sinavda da 5 soru vardir. Sayfanin onundeki 4 matematik sorusu basit sorulardir ve her biri 10 puanliktir.
Kagidin arkasindaki soru ise 60 puanliktir ve de soru aynen şoyledir
" Hangi lastik patladi ?? "

 

 

Doktor

Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole
götürür.Bebeğe bakan doktor :
-Bu çocuk iyi gıda almıyor, der ve kadına dönerek:
-Lütfen soyununuz, diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice kontrol ettikten sonra doktor :
-Düşündüğüm gibiymi? hanımefendi der, sizin hiç sütünüz yok.
Kadın :
-Tabi olmaz doktor bey, der.Ben çocuğun teyzesiyim...

 

 

Vefakar aile

Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın gördüler.
Oğul sordu :
-Ne dersin baba, yiyelim mi onu?
Baba bir an düşündükten sonra :
-Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz! Demis...

 

 

Kızamık

Bey, telefonu açıp seslendi :
-Alo...Doktor Bey, bizim oğlan kızamık.
-Biliyorum, dedi doktor, dün sizin eve girip gerekli şeyleri söyledim,kendisini kimseyle temas ettirmeyin ve..
-Ama doktor bey, oğlan hizmetçiyi öpmüş bir kere...
-Ya bu fena işte...Öyleyse hizmetçiyi de karantinaya almalı.
-Doktor bey, bir şey daha var, sonra hizmetçiyi bende öptüm...
-O... İşler çatallaştı, hastalık herhalde size de bulaşmış olmalı.
-Ya..sonra ben karımı öptüm...
-Ne diyorsun be? Öyleyse ben de kızamık olacağım demek...

 

 

 

 

İyilik meleği

Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir
ses :
-Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış :
-Uçak düştü kurtulan olmadı!
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında 
-Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş :
-Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı...
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses :
-Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, bağırmış :
-Sen kimsin yahu?
-Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış :
-Ulan evlenirken neredeydin!

 

 

AMELİYAT YERİ

İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar :
-Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim.
Delikanlının gözleri parlar.
-Göster canım göster.
Kız eliyle uzak bir yeri göstererek :
-Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı....

 

 

NE KOYSAYDIK?

Vitrinde bir saat varmış, saat tamir ettirmek isteyen biri gelmis.
- Burasi sünnetçi, saat tamiri yapmiyoruz, demisler.
- Peki vitrine neden saat koydunuz?
- Ne koysaydik birader?

 

 

POMPA

Adam bogulmus. itfayenin pompasi agzina dayamislar devamli
çekiyorlar.Yosunlar denizanalari falan geliyor. Oradan geçmekte olan ve
pompadan anlayan bir adamcagiz uyarmis
- Poposunu denizden çikarmazsaniz pompa yanacak...

 

 

HAPİS

Kadın, gece yarısı yanından kaybolan kocasını bulmak için kalkar.Evde yalnızlık içinde, aşağıdan bir ses duyar. Aşağı iner ve tekrar dinlemeye başlar, ama kocasını bulamaz. Biraz daha aramak için aşağı depo'ya iner, orda kocasını dizleri üstüne çökmüş, duvara dönmüş ağladığını görür.
merakla sorar, "Kocacığım, neyin var, ne oldu ?" Kocası ,
"Hatırlıyor musun, Baban bizi beraber yakaladığında bir soru sormuştu, ya evlenirsin yada 20 yıl hapis çekersin."
Kadın şaşırarak "Eeee ne oldu ?"
Adam, "Bu gün, hapisten çıkacaktım da"

 

 

İŞTE KADIN ZEKASI


Bir kadinla bir adam ayri ayri arabalarinda giderlerken carpisirlar. Ikisinin de arabasi mahvolur ama sans eseri ikisi de hic yara almadan kurtulur. Arabalarindan surunerek cikarlar ve kadin adama bakip:
-Cok ilginc! Sen erkeksin ben de kadin.Arabalarimiz mahvoldu ama ikimizede hicbir sey olmadi. Bu belki de tanisip,dost olup,hayatimizin sonuna kadar huzur icinde birlikte yasamamiz icin bir isarettir" der.
Muthis heyecanlanan adam:
"Evet, galiba haklisin" diye cevap verir.
Saskinlikla "Bak, arabam hurdaya dondu ama bir sise sarap sapasaglam. Bu kesin bir isaret. Bu sarabi icip sansimizi kutlamaliyiz" diye devam eden kadin, sarap sisesini adama uzatir.
Adam siseyi alir, acar ve yarisini icip kadina verir.Kadin hemen sisenin mantarini kapatip adama geri uzatir.Bunun ustune adam sorar: "Sen icmeyecek misin?"
Kadin cevap verir: "Hayir, ben polisi bekleyecegim!"

 

 

TANIŞMAK İÇİN

Paris'te karşı kaldırıma geçmek için yeşil ışığın yanmasını bekleyen güzel kızın yanına yaklaşan delikanlı:
- Pardon matmazel, Georges Duval adında bir genç tanıyor musunuz?
- Hayır, ne yazık ki tanımıyorum.
Delikanlı gülümsedi:
- Öyleyse onunla tanışmak ister misiniz?

 

 

ESSEK

Kayseri"nin bir koyunde imece yontemiyle yol yapiliyor. Bunun icin de esekten yararlaniliyor: Esek hangi yolu izlerse, orasi
genisletip araba yoluna donusturuluyor.... Koye gelmis olan Amerikali Baris Gonullusu ne olup bittigini kavrayamadigi icin sorar:
- Ne yapiyorsunuz boyle?
- Yol yapiyoruz.
- Bu esek ne icin?
- O, yolun muhendizi. Yola uygun gecenegi o gosterir.
Baris Gonullusu katila katila guler:
- Ya esek bulamasaydiniz?
- Iste o zaman Amerika"dan muhendiz getirirdik!

 

KAZA

Genc cocuk son model Porsche"si ile yolda ilerlerken kirmizi isikta durur. Tam o sirada arkadan gelen bir kamyon buyuk gurultu ile
arabaya carpar. Ikisi de inerler bakarlar ki arabanin arkasi hasat. Kamyonun soforu gencin ayaklarina kapanir: "Abicim sen beni affet.
Ben 30 yil calissam bunu odeyemem. Sen su kardesini affet" der.
Cocuk bakar ki adamin hakkaten hali vakti pek yerinde degil. Adami affeder ve arabasina binip yoluna devam eder. Cocuk iki, uc isik
sonra tekrar durur. Derken yine buyuk bir gurultuyle
arabasina arkadan carparlar. Cocuk arabadan iner bir de bakar ki yine ayni kamyon soforu arabasina vurmustur. Ancak bu sefer
sofor kamyondan disari cikmadan sadece kafasini pencereden uzatir ve:
"Abi benim ben. Devam et!"

 

 

EGITIM UCAGI

Dört kisilik br egitim uçagi bilinmeyen bir nedenden ötürü düserek mezarliga çakilmis. Aksam haberlerde kurtarma ekibinin basi olan temel açiklama yapiyormus:
-Simdiye kadar 33 ölü çikardik. Ölü sayisinin artmasindan endise ediyoruz...

 

 

SOGUK CAY

Adamin biri birgün kahvehaneye gitmis ordaki adama soguk çay var mi diye sormus tabii adam da
"yok" demis. Ertesi gün adam tekrar gitmis ve yine
"soguk çay var mi soguk çay" demis . Adam da yine
"yok" demis. Bu gidis gelis bir hafta kadar sürmüs. Adam tekrar gitmis ve yine sormus
"soguk çay var mi soguk çay" diye. Kahveci de çok sinirlenmis sonun da
"evet var" demis. Adam da
"ehh, isit da içelim"

 

 

 

TEMEL

Birgün ögretmeni Temel e 2 kere 2 kaç eder diye sormus Temel 5 demis. Ögretmeni Temel i sinifta birakacakmis. Temel in babasi devreye girmis ve Temel e bir firsat daha verilmis. Ama sinavin ailesi onunde yapilmasini istenmis. Temel i babasi iyice çalistirmis. Sinav günü gelmis ve ögretmen Temel e sormus.2 kere 2 kaç eder. Temel 4 demis. Temel in 4 demesiyle ailesi:
"BIR SANS DAHA" Demis ...

 

 

MUTLAKA SARHOŞTUR

Yaşlı ve çirkin bir kadın soluk soluğa karakola gelip şikayetçi olur :
-Adamın biri beni bir saattir izliyor, kendimi buraya zor attım, galiba sarhoştu memur bey, der.
Polis çirkin  kadını tepeden tırnağa süzüp cevaplar :
-Galiba değil, besbelli sarhoşmuş, der..

 

 

 

 

 

 

 

DAHA ÇOK İSTİYOR

Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı :
-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim.Arkadaşım Orhan`la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. Annesi merakla sordu:
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!

 

 

ELTİMGİLE GİDİYOM

Yeni ilçe olan bir köye trafik ışıkları yeni konmuş, ışıkların altında bir
polis bekliyor ve halkın ışıklara uymasını sağlamaya yani bir çeşit trafik
eğitimi vermeye çalışıyormuş.O sırada, bakmış ki; bir kadın, elinde tuttuğu çocuğuyla,
kırmızı yanarken karşıya geçiyor.Hemen seslenmiş :
-Hanım, hanım! Nereye?
Kadın dönüp :
-Vıy! demiş. Sana ne? Eltimgile gidiyom..

 

 

İKRAM

Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak şu ricada bulunur :
-Pek susadım, buralarda su bulamadım, lütfen bana bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir tereddütten sonra :
-İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.
Adam ayranı içtikten sonra çocuk :
-İstersen daha getireyim, der.
-Zahmet olur yavrum.
-Hayır, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır :
-Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı!

 

 

ÇORAP

Ayakları çok fena kokardı.Bir gün bir arkadaşına birlikte tiyatroya gitmelerini teklif etti.
-Hay hay, dedi arkadaşı.Ama eve git, ayaklarını yıka ve temiz bir çorap giy. Söz mü?
Tiyatroya gittiler.Yerlerine oturdular.Aradan beş on dakika geçmeden etrafındakiler mendillerini
burunlarına götürmeye başladı.
-Hani söz vermiştin, dedi arkadaşı.
-Vallahi değiştirdim, dedi.ve ekledi:
-İnanmazsın diye kirlileri de cebime koydum , bak...!

 

 

 

 

 

 

 

 

BEBEK

Adamın biri misafirliğe gitmiş. Akşam olunca haliyle sormuşlar :
-Pardon arkadaş, demişler karı-koca.
-Bizim odada mı yatarsın, bebeğin odasında mı, yoksa boş bir odada mı?
Adam düşünmüş :
-Karı-koca nın yanında yatılmaz, bebekte uyanır ağlarsa uykusu kaçacak, ben boş odada yatarım, demiş.
Sabah olunca adam elini yüzünü yıkamış, bir de bakmış çok güzel bir kız adama havlu tutuyor.
Adam:
-Kızım senin ismin ne? diye sormuş.
Kız :
-Bebek amcacığım ya sizin isminiz?...
Adam :
-Eşek kızım eşşşeeek...

 

 

EHLIYET - RUHSAT

Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan ehliyet ruhsat istemis. Adam da "yanimda yok, arkadasin evinde iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus olmam lazım" demis..
Polis dumur olmus tabii..
Kirmizi isik, alkol, ehliyet ruhsat yok...
Gitmis komserine durumu anlatmis...
Komser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis hemen.
Komser sasirmis tabiii...
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok...
Sasirmis tabi..
"yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin yaninizda olmadigini soyledi" demis.
Bizim uyanik donmus komsere..
"siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. birazdan size kirmizi isikta gectigimi filan da soyleyebilir"

 

 

VESIKALIK

Temel ile dursun ise basvurmuslar ve sirket bunlardan 8 adet vesikalik fotograf istemis bunlar da tamam deyip dusunmusler ulan belden yukari 8 fotograf nasil bulacagiz. Neyse temel bir fikir atmis ortaya bir cukur kazalim ve belimize kadar girer cektiririz.Dursun da evet ya bayagi bir guzel fikir demis ve temele sen cukuru kaz bende fotograf makinasi getireyim demis.
Neyse dursun bir gelmis bir de ne gorsun temel 8 tane cukur kazmis dursun hemen atlamis tabi ulan olum ne yaptin 8 cukura ne gerek vardi?
- Ben zaten 8 tane fotograf makinasi getirmistim...

 

 

ROMAN

Temel kırtasiye`ye girmiş, tezgahtara :
-Pana pir roman lazum, demiş.
Kırtasiye tezgahtarı sormuş :
-Efendim agır mı olsun hafif mi?
Temel :
-Farketmez, nasul olsa arabam dısarudadur..

 

 

 

 

 

DİLBİLGİSİ

Dilbilgisi dersinde Karadenizli öğretmen, Erzurumlu öğrencisini sözlüye kaldırıp sormuş :
-Pakmak fiilinin çekiminu yap pakalum...
-Erzurumlu öğrenci hemen atılır :
-Bakirem, bakirsem, bakir...
Öğretmen öğrencisinin bu cevabı karşısında :
-Uy diluni eşekarisu soksun.Öyle mi denur daa? Onun aslu pöyledur :
-Pakayrum, pakaysun, pakay...

 

 

ASMAK

Dursun evinden çıktığında birde bakar ki komşusu Temel kendini belinden ağaca asmış halde duruyor.Hemen gidip ipi ağaçtan çözer.Komşusunu ağaçtan indirdikten sonra merakla sorar :
-Ha sen ne yapayudun öyle?
-Hiç kendimi asaydum...
-Ha uşağum, penum pildiğum insan poynundan asılayi.
Temel üzgün ve çaresiz bir halde komşusu Dursun`a baktıktan sonra cevap verir :
-Ben de öyle yapmişudum.Ama ipu poynima pağladığum zaman bi türlü nefes alamayrum!..

 

 

YAVASLA

Temel Sehir disinda bir yolda hizla araba kullaniyormus.Bakmis bir tabela " YAVASLA 80 km". Temel hizini 80`e indirmis.
Birazdan baska bir tabela "YAVASLA 60 " Temel hizini 60` a indirmis.Merakla giderkenyeniden bir tabela " YAVASLA 40 ". Temel 40 km`ye inmis bir yandan da acaba yolda calisma mi var? diye dusunuyormus. Epey gittikten sonra bakmis yine bir tabela " YAVASLA 15 ". Temel hizini 15 km`ye indirmis yolun en sagindan tingir mingir gitmeye baslamis ama meraktan da catlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela gormus:
" YAVASLA YA HOS GELDINIZ, NUFUS:2500 "

 

 

UZAY

Bir mecliste konuşulurken,
Amerikalı :
-Biz Mars`a gideceğiz, demiş.
Alman :
-Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş.
Fransız :
-Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.
Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için :
-Biz de güneşe gideceğiz,demiş.
-Güneşe gidemezsiniz, demişler.Güneş yakar.
Karadenizli gülümsemiş :
-O kadar da enayi değiliz, tabi,demiş. Akşam serinliğinde gideceğiz..

 

İÇİNDEN

Kore`de Türk Tugayından iki Anadolu`lu asker biraz gezmek için firar ederler.Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar :
-Hani sizin izin kağıtlarınız?...
Erler subayı atlatırız umuduyla :
-Biz Amerikalıyız...diye cevap verirler.Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez :
-Amerika`nın neresindensiniz? diye sorunca :
-İçindenik kumandanım!...diye yanıt verirler..

 

 

YALAN SÖYLEMİŞ

Akıl hastanesine yeni gelen doktor, hastaları ziyaret ediyordu.Birine yaklaştı :
-Sizin adınız nedir bakayım?
-Hüsamettin efendim.
-Soyadınız?
-Tanrıoğlu.
Tam o sırada yandaki yaşlı :
-İnanma inanma doktor, yalan söylüyor.Benim böyle bir oğlum yoktur.

 

 

AIDS

İdam cezalarında mahkum istediği ölüm tarzını seçebiliyormuş. Temel, AIDS ile ölmek istediğini belirtmiş. Şırıngayla HIV virüsü zerkedip sonra salıvermişler. Temel sevinç icindeymiş.
-Aldattum onları, diyormuş. Kurtuldum sayılır. Şırınga yapılırken prezervatif kullandum...

 

 

NASIL BİLSİN

Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir hastanın oturmuş, birşeyler yazdığını gördü :
-Kolay gelsin, ne yazıyorsun?
-Mektup yazıyorum efendim.
-Yaaa...Kime yazıyorsun?
-Kendime...
-Peki, ne yazılı mektupta?
-İlahi doktor bey, deli misiniz siz?Mektubu daha almadım ki...İçinde ne yazdığını bileyim..


 

 

 

 

 




 Saat